
BARAN'dan... Kâim ve Dâim...
Sığ politikalar, basit suçlamalar vs. ile geçen bir referandum süreci yaşıyoruz. Hükümet de muhalefet de görünüşte basit siyasi hesaplar peşinde gibi... Türkiye'nin nereden geldiği, nereye gittiği ve en önemlisi nereye gittiğine dair bir muhasebeden ne partiler ne de sîyasî gruplar bazında ipucu göremiyoruz.
Evet, nereye gidiyoruz?
Dünyanın iktisadî ve sîyasî bir buhranla çalkalandığı ABD-İsrail mitlerinin bal mumundan bir heykelin erimesi gibi eridiği ve hiçbir çözüm alternatifinin ufukta görülmediği şartlar altında Türkiye ve onu idare eden mesul hükümet, "nasıl olsa bir menzile varırız" rehavetiyle günlük taksim nefsani o politikalar peşinde... Bütün bu operasyonları ( Balyoz vs.) hükümet kanadından görünüşü bu.
Malum halkın, üzerinden silindir gibi geçen 28 Şubatın intikamı olarak iktidarı altın tepsi içinde sunduğu AKP, acaba tarihin kendisine yüklediği vazifenin farkında mı? Sanmıyoruz ; eğer öyle olsaydı 28 Şubatın en büyük mağduru olan Salih Mirzabeyoğlu'nu bırakın salıvermeyi, en azından ona -halen- uygulanan o acımasız işkenceyi telegramı engellerdi.
28 Şubatla hesaplama konusunda tek istekli gördüğümüz SP'yi, tüm eksikliklerine rağmen ayrı bir yere koyuyoruz.
Ama genel olarak baktığımızda, bu partiler ve hizipler dışında, Müslüman halk adına ümitvarız. Son yüz yıllık, bilhassa da 28 Şubattan beri son 14 yıllık tarihimizle hesaplaşmadan kurtuluş olamayacağını halkın içten içe gördüğü aşikar. Tayyip Erdoğan'a verilen açık çek daha başka nasıl izah edilebilir? Tarih kendisine fırsatlar sunulup da sonradan o fırsatların altında ezilenlerin örnekleriyle doludur. 28 Şubatı defterini dürmeyenlerin defterini halkımız dürecektir.
Üstat Necip Fazıl'ın Menderes'e verdiği ültimatomu AKP kurmay kadrosu için, bir kez daha hatırlatıyoruz: "Ya ölün, ya olun!" Avustralyalı bir hackerin, bir Amerikan subayından alıp Batılı gazetelere servis ettiği Amerikan İstihbarat Raporu dilimizde söyleye söyleye tüy bitirdiğimiz bir hakikati tekrar fâş ediyor: Amerikan ordusu Afganistan sınırını kaybediyor! Amerikan hükümetinin doğrulamak zorunda kaldığı rapora göre Amerikan ordusu Afganistan'da helikopter bile uçuramaz duruma gelmiş... Ama aynı Amerikan ordusu, "façayı düzeltmek" adına Güney Kore ile birlikte Kuzey Kore'ye sopa göstermekten geri kalmıyor. Malum... Yıkılmaya başlayan imparatorluklar ilk önce "akıl"larını kaybederler. Washington Post'un 80 milyar dolarlık bütçeye 600.000 civarında personele rağmen hiçbir ciddi bilgi ve enformasyon elde edemeyen gayet hantallaşmış Amerikan istihbarat sistemine dair haberini de, bu resmin yanına koyunca manzara daha da netlik kazanıyor.
Bu sayımızda Dr. Sayın Yusuf Eren ile yaptığımız bir röpörtaj bulacaksınız. Hayli uzun olan bu röpörtajı ikiye bölmek durumunda kaldık
İslam coğrafyasının mümtaz köşesi Hakkari'nin tarihi ve misyonu üzerine yazarımız Sezai Dilbilen ve Üstad'ın kaleminden sunuyoruz.
İBDA Fikriyatının ve teşkilatlanmasının kuruluş yıldönümü olan 1 Ağustos tarihi tüm gönüldaşlarımıza ve tüm halkımıza kutlu olsun.






